<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Seviyo Haber Blog</title>
	<atom:link href="http://www.seviyo.org/blog/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.seviyo.org/blog</link>
	<description>Haber Chat sohbet mirc programlar magazin medya</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Apr 2012 22:16:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>YGS Sinavi Yapildi</title>
		<link>http://www.seviyo.org/blog/ygs-sinavi-yapildi.html</link>
		<comments>http://www.seviyo.org/blog/ygs-sinavi-yapildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2012 21:57:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[sinav]]></category>
		<category><![CDATA[ygs]]></category>
		<category><![CDATA[ygs sinavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seviyo.org/blog/?p=767</guid>
		<description><![CDATA[1 milyon 837 bin adayın ter döktüğü Yüksek Öğretime Geçiş sınavı sona erdi. Saat 10.00 da başlayan sınav nedeniyle, sınav salonları önünde toplanan öğrenci ve ailelerinin oldukça heyecanlı olduğu gözlendi. Sınava giren öğrenciler dershane ve okul arasında bir sene boyunca çalıştıklarını belirtirken, velilerin ise öğrencilerden daha heyecanlı olduğu görüldü. Sınav salonları önünde bekleyen adaylar saat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1 milyon 837 bin adayın ter döktüğü Yüksek Öğretime Geçiş sınavı sona erdi.<br />
</strong><br />
Saat 10.00 da başlayan sınav nedeniyle, sınav salonları önünde toplanan öğrenci ve ailelerinin oldukça heyecanlı olduğu gözlendi. Sınava giren öğrenciler dershane ve okul arasında bir sene boyunca çalıştıklarını belirtirken, velilerin ise öğrencilerden daha heyecanlı olduğu görüldü. Sınav salonları önünde bekleyen adaylar saat 09.00’da içeri alınmaya başlandı. Girişte adayların kimlikleri ile sınava giriş belgeleri kontrol edildi. Sınav salonuna giren üniversite adaylarına sınavda uymaları gereken kurallarla ilgili bilgi verildi. Sınava kısa bir süre kala salonların bulunduğu yere gelen bazı adayla koşarak sınav salonlarına yetişmeye çalıştı.<br />
<a href="http://www.seviyo.org/blog/ygs-sinavi-yapildi.html/ygs-sinavi" rel="attachment wp-att-768"><img src="http://www.seviyo.org/blog/wp-content/uploads/ygs-sinavi.jpg" alt="" title="ygs-sinavi" width="260" height="228" class="alignleft size-full wp-image-768" /></a><br />
YGS’de en az bir puan türünde 140 ve üzeri puan alamayan adayların, bir yükseköğretim programını tercih etme ve Lisans Yerleştirme Sınavları’na (LYS) girme hakları olmayacak. 140-180 arası puan alan adaylar sadece meslek yüksekokulu, ön lisans ve açık öğretim programlarını tercih edebilecek. YGS puanlarının en az biri 180 olan adaylar ise LYS’ye girmeye hak kazanabilecek. 160 dakika sürecek sınava 1 milyon 837 bin 741 Üniversite adayı giriyor. Herhangi bir puan türünden 180 barajını geçebilenler Haziran ayında yapılacak LYS’lere girebilecek. 2011’de 1 milyon 313 bin 274 aday LYS’ye girmeye hak kazanmıştı. YGS , Türkiyede tüm il ve bazı ilçe merkezleri ile KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da, 160 sınav merkezinde uygulanıyor.<br />
<span id="more-767"></span><br />
YASAKLAR</p>
<p>Önceden duyurulduğu gibi sınava girenlerin hiçbir eşyası emanet olarak alınmadı. Sınavın yapıldığı salona duvar saati asıldı. Adayların sınavda kullanacakları kalem, silgi, kalemtıraş gibi gereçler ile şeker, peçete ÖSYM tarafından sağlandı. Adaylar sınava sadece şeffaf pet şişe içinde su sokabildi. Sınavların yapıldığı binalara girişte adayların ve sınav görevlilerinin üstleri emniyet görevlileri tarafından Elle ve dedektörle arandı. Çanta, cep telefonu, saat, kablosuz iletişim sağlayan bluetooth gibi cihazlar ile kulaklık, kolye, küpe, yüzük (alyans hariç), bilezik, broş, metal para gibi metal içerikli eşyalar ve her türlü elektronik/mekanik cihaz, çağrı cihazı, telsiz, fotoğraf, makinesi, cep bilgisayarı, saat, sözlük işlevi olan elektronik aygıt, hesap makinesi gibi her türlü bilgisayar özelliği bulunan cihazlar, silah ve benzeri teçhizatla, kalem, silgi, kalemtıraş, müsvedde kağıt, defter, kitap, sözlük, pergel, açıölçer, cetvel gibi araçlarla sınav binasına alınmadı.</p>
<p>YGS ÖNCESİ ÖĞRENCİLER DİDİK DİDİK ARANDI</p>
<p>Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı’na (YGS) girecek öğrenciler, polisin yaptığı üst aramalarının ardından sınavın yapılacağı okula alındı. Öğrenciler sınavda, aileler ise kapı önünde sınav stresini yaşadı. Öğrenciler sınavda ter dökerken, aileleri ise okul çevresinde Kuran-ı Kerim okuyup, çocukları için dua etti. 160 dakika süresi bulunan sınavın ardından başarılı olan öğrenciler, Lisans Yerleştirme Sınavı’na (LYS) katılmaya hak kazanacak</p>
<p>kenthaber</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seviyo.org/blog/ygs-sinavi-yapildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bahar Alerjisi</title>
		<link>http://www.seviyo.org/blog/bahar-alerjisi.html</link>
		<comments>http://www.seviyo.org/blog/bahar-alerjisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2012 21:55:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglik]]></category>
		<category><![CDATA[bahar alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[bahar alerjisi neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[bahar alerjisi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[bahar alerjisinden korunma yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seviyo.org/blog/?p=765</guid>
		<description><![CDATA[Kış mevsiminin ardından baharın gelmesi ve doğanın canlanmasıyla birlikte mevsim değişikliğinin farkına varamayan kişiler; baharla birlikte hapşırık, burun ve göz akıntıları yani bahar Alerjisi şikayetleriyle karşı karşıya başlıyor. Bahar aylarının gelmesiyle birlikte artan Alerji vakalarına karşı Aydın Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Baharla birlikte polenler artar. Bu aylarda çimen, ot, çiçek ve Ağaçların çiçek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kış mevsiminin ardından baharın gelmesi ve doğanın canlanmasıyla birlikte mevsim değişikliğinin farkına varamayan kişiler; baharla birlikte hapşırık, burun ve göz akıntıları yani bahar Alerjisi şikayetleriyle karşı karşıya başlıyor.<br />
</strong><br />
Bahar aylarının gelmesiyle birlikte artan Alerji vakalarına karşı Aydın Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Baharla birlikte polenler artar. Bu aylarda çimen, ot, çiçek ve Ağaçların çiçek açmaları ile birlikte polenler Atmosfere yayılırlar. Özellikler rüzgarlı havalarda ve rüzgarlı Günlerden sonra polenler havaya daha çok dağıldığı için şikayetler artar. Bazı süs bitkilerinin çiçeklerinin polenleri ise ağır olduğu için Hava yolu ile dağılamazlar. Bunlar da Arı ve böceklerle çevreye yayılırlar. En tipik bahar alerjisi Alerjik rinit şeklinde görülür. Vücudumuzda alerjik reaksiyonların oluşmasına neden olan Maddelere “alerjen” denir. Alerjenler ve IgE burunda, gözde bir takım biyokimyasal reaksiyonlara, salgılara neden olurlar bunlardan biri de histamindir” denildi.</p>
<p>bahar-alerjisi<br />
<span id="more-765"></span><br />
Alerjik rinit vakalarına da yer verilen açıklamada, “Alerjik rinit (saman nezlesi); alerjenlerin hava yolu ile burnun iç kısmını döşeyen ve mukoza adı verilen dokuya yapışarak inflamasyona neden olur. Alerjik rinit çoğunlukla ömür boyu devam eden, fakat ileri yaşlarda şiddeti azalabilen bir hastalıktır. Belirli mevsimlerde (en çok polenlerin uçuştuğu bahar aylarında) ortaya çıkan tipine mevsimsel alerjik rinit adı verilir. 19. Yüzyılda hastalık ilk olarak tanımlandığında yanlış bir isimlendirme ile “saman nezlesi” denmiştir. Bunun nedeni polenlerin samanların üzerine yapışması ve rüzgarla dağılmasıdır. Daha sonra hastalığın polenlerle ilgili olduğu belirlenmiştir. Polenler dışında ev tozu, hayvan tüyleri, küf mantarları, kimyasal maddeler, Klor, deterjanlar ve hava kirliliği alerji yapabilir. Alerjik rinitin tüm bir yıl boyunca süren tipi vardır ve perenial rinit olarak adlandırılır. Alerjik rinit ağır bir hastalık olmamasına rağmen kişiyi son derece rahatsız edebilir; uykuyu, yemek yeme ve yaşam şeklini olumsuz etkiler; okul ve işgücü kaybına yol açar. Kent yaşamı alerjik hastalıkların görülme oranını arttırmıştır. Bunda çevre kirliliğinin rol oynadığı düşünülmektedir” ifadelerine yer verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seviyo.org/blog/bahar-alerjisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uc Turkten Biri Obez</title>
		<link>http://www.seviyo.org/blog/uc-turkten-biri-obez.html</link>
		<comments>http://www.seviyo.org/blog/uc-turkten-biri-obez.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2012 21:53:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglik]]></category>
		<category><![CDATA[Her Üç Türkten Biri Obez]]></category>
		<category><![CDATA[obez]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede her üç kişiden biri obez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seviyo.org/blog/?p=761</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, Türkiye’de her üç kişiden birinin göbekli olduğunu belirterek, Türkiye’de göbek çevresinin erkeklerde 94, kadınlarda ise 80 cm’yi geçmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Kardiyoloji Klinik Şef Yardımcısı Doç. Dr. Ahmet Temizhan, “Bel çevresi genişliğinin normal değerlerden fazla olması, kan şekerinin 100′ün üzerinde bulunması, kan Basıncının 130′a 85 ve üzerinde çıkması, iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.seviyo.org/blog/uc-turkten-biri-obez.html/obesite" rel="attachment wp-att-762"><img src="http://www.seviyo.org/blog/wp-content/uploads/obesite.jpg" alt="" title="obesite" width="300" height="300" class="alignleft size-full wp-image-762" /></a><br />
<strong>Uzmanlar, Türkiye’de her üç kişiden birinin göbekli olduğunu belirterek, Türkiye’de göbek çevresinin erkeklerde 94, kadınlarda ise 80 cm’yi geçmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.<br />
Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Kardiyoloji Klinik Şef Yardımcısı Doç. Dr. Ahmet Temizhan, “Bel çevresi genişliğinin normal değerlerden fazla olması, kan şekerinin 100′ün üzerinde bulunması, kan Basıncının 130′a 85 ve üzerinde çıkması, iyi kolesterolün (HDL) erkeklerde 40′ın altında, kadınlarda 50′nin altında bulunması, trigliserid değerinin 150′nin üzerinde çıkması durumlarından üçünün bir kişide mevcut olmasının’ metabolik sendrom diye tanımlandığını belirtti.</strong><br />
Temizhan, “Belirtilerden birinin tespit edilmesi halinde de diğer uyaranlar beklenmeden gerekli önlemler alınmalıdır’ uyarısında bulundu.<br />
Temizhan, Sağlıklı bireylerin 20 yaşından sonra her yıl 1 kez kandaki kolesterol değerine baktırması ve bel çevresi ölçümünü yaptırması gerektiğini ifade ederek, “Bu durum, iş gücü kaybına ve ciddi sağlık harcamalarına yol açan şeker ve koroner kalp hastalığına neden olan ciddi bir sendromdur, kendisi ölüm nedeni değildir’ diye konuştu.<br />
<span id="more-761"></span><br />
Türkler de 94-80 değerleri uygun<br />
Göbekliliğin ilk önce Obezitenin en sık görüldüğü ABD’de ortaya çıktığını anlatan Temizhan, ABD’de bel çevresi ölçüsü olarak kadınlarda 88, erkeklerde 102′nin normal kabul edildiğini söyledi.<br />
Temizhan, son yapılan çalışmalarda bel çevresi genişliğinin toplumların vücut yapılarına göre değişken olabildiğinin belirlendiğini anlatarak, “Avrupa’da yapılan incelemede, bu değerlerin daha alt sınırlarda uyarı verdiği saptandı. Buna göre erkeklerde 94, kadınlarda ise 80 cm olarak önerildi. Bu değerler hem Asyalı hem Avrupalı için aynı. Türklerde göbek çevresi erkeklerde 94, kadınlarda 80 cm’yi geçmemeli’ dedi.<br />
İç organların çevresinde yağ toplanmasına dikkat<br />
İnsanların çoğunun kilo kontrolüne önem verdiğini ancak bel çevresi genişliğinin gözden kaçtığını belirten Temizhan, “Oysa kilo kimi durumlarda bir ölçüt değildir. Çünkü kiminin kas ya da kemik kitlesi yoğundur, kimisinin de vücut ağırlığı normal çıksa bile bel çevresi kalındır’ uyarısında bulundu.<br />
Temizhan, göbekliliğin cilt altında ve iç organların çevresinde yağ toplanmasına bağlı geliştiğini belirterek, “İç organlarda toplanan yağlar, vücutta çeşitli Hormonların oluşumuna neden oluyor. Kanın sulanmasını engelleyen Maddelerin salgılanmasına yol açıyor. Kan basıncındaki yükselmeye neden olabilecek maddelerin üretilmesine neden oluyor. Daha da önemlisi, insülin direncine yol açacak maddeleri salgılıyor’ dedi.<br />
İnsülin direncinin, vücutta pankreastan salgılandığını, şekerin kaslarda ve organlarda tüketilmesini sağladığını ifade eden Temizhan, “İç organlardaki yağlanma neticesinde vücut sağlıklı bir şekilde ürettiği insülini iyi kullanamıyor. Bu da bir süre sonra şeker hastalığına yol açıyor’ diye konuştu.<br />
Türk kadınları risk altında<br />
Temizhan, Türkiye’de bel çevresi genişliğinde özellikle kadınların risk altında olduğunu belirterek, şunları kaydetti:<br />
“2008′deki ‘Obezite ve Göbeklilik’ araştırmasına göre, Türkiye’de göbeklilik yüzde 36.2 oranında. Yani her 3 kişiden biri göbekli. Kadınların yüzde 55′i (her iki kadından biri göbekli), erkeklerin yüzde 17′si göbekli. Erkeklerdeki oranla Avrupa standartlarındayız. Kadınlarda göbeklilik, 20-29 yaşları arasında yüzde 20 iken, 30-39 yaş aralığında yüzde 50, 40-49 yaşları arasında yüzde 69.6 ve 50-60 arasında ise yüzde 84′e çıkıyor. Erkeklerde de bu oranlar 20-29 yaşları arasındaki genç erkeklerde yüzde 7.0, 39-49 yaşları arasında yüzde 13.5, 40-49 yaşlarında arasında yüzde 19.8 ve 50-60 yaş aralığında yüzde 28.9 olarak tespit edildi.’<br />
Göbekliliğin görülme oranının çalışan kadınlarda diğerlerine oranla çok daha az olduğunu vurgulayan Temizhan, bu konuda farkındalığı artırmada özellikle ev kadınlarına önemli görevler düştüğünü söyledi.<br />
Temizhan, bu konuyla mücadelede ev kadınlarının hedef alınması gerektiğini anlatarak, “Türk kültüründe yemekler, genellikle evde yenildiği ve kadınlar tarafından hazırlandığı için beslenme şeklini kadın belirlemektedir.<br />
Bilinçli beslenme programını önce kadınlara öğretmeliyiz’ dedi.<br />
Her üç kişiden biri obez<br />
Bu arada Temizhan, beden kitle endeksinin 30′un üstünde olmasının “obez’, 25-30 aralığındaki değerlerin “fazla kilolu’ olarak kabul edildiğini belirterek, “Türkiye genelinde 4 bin 264 kişide yapılan çalışmaya göre her 3 kişiden biri Obez (yüzde 30.4). Obezite oranı kadınlarda yüzde 40, erkeklerde yüzde 20.6. Yapılan çalışmada ayrıca, hem obezite hem göbeklilikte kırsalla kent arasında belirgin bir fark çıkmadı’ açıklamasında bulundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seviyo.org/blog/uc-turkten-biri-obez.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dogru Oturus Onemli</title>
		<link>http://www.seviyo.org/blog/dogru-oturus-onemli.html</link>
		<comments>http://www.seviyo.org/blog/dogru-oturus-onemli.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Mar 2012 11:57:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglik]]></category>
		<category><![CDATA[Doğru Oturuş Önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[doğru oturuş şekillleri]]></category>
		<category><![CDATA[oturuş bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı oturuş biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış oturuş biçimleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seviyo.org/blog/?p=759</guid>
		<description><![CDATA[Büroda tüm gün sandalyede oturanların diz kapaklarında sorun oluşma oranı artıyor Oturuş bozukluklarının yanı sıra merdiven inip çıkmak, step yapmak, koşu bandına eğim vererek koşmak gibi hareketler diz kapağının kaymasına neden olabiliyor. Kayma, dizlerde ortaya çıkan şiddetli ağrı ile kendini belli ediyor. Ofiste oturma biçiminiz, diz kapağınızda sorun oluşup oluşmayacağının önemli göstergelerinden biri. Eğer sandalyede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Büroda tüm gün sandalyede oturanların diz kapaklarında sorun oluşma oranı artıyor</p>
<p>Oturuş bozukluklarının yanı sıra merdiven inip çıkmak, step yapmak, koşu bandına eğim vererek koşmak gibi hareketler diz kapağının kaymasına neden olabiliyor. Kayma, dizlerde ortaya çıkan şiddetli ağrı ile kendini belli ediyor.</strong></p>
<p>Ofiste oturma biçiminiz, diz kapağınızda sorun oluşup oluşmayacağının önemli göstergelerinden biri. Eğer sandalyede bacaklarınızı aralayarak oturuyorsanız, diz kapaklarınızın kaymasına neden olabilirsiniz. Diz kapağındaki kaymaların, özellikle de ofis çalışanlarının yaygın sorunu haline geldiğini belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Gürbüz, artık erkekler kadar kadınlarda da oturuş şekli nedeniyle aynı sorunun oluştuğunu söyledi. Prof. Dr. Gürbüz, erkeklerde sık rastlanan, bacaklarını iki yana açma ve dizlerini yere 90 derecelik bir açıyla kırma şeklindeki oturma biçiminin kadınlarda da görülmesi nedeniyle her iki gurupta da ‘ağa oturuşu’ olarak tanımlanabilecek bu durumun diz kapağının kaymasına neden olduğunu vurguladı.<br />
<span id="more-759"></span><br />
‘Ağa’ oturuş stili nedeniyle dizin üzerindeki diz kemiğini adeta bir şapka gibi örten diz kapağı, dış yana doğru kayıyor, kayma diz kapağındaki kıkırdağı yıpratıyor. Bu durumda ortaya çıkan sonuç, dizlerde şiddetli ağrı. Sorun daha da ilerlerse dizlerde protez uygulaması gerekebiliyor.</p>
<p>Doğru oturuş şekli budur</p>
<p>Bacak bacak üstüne atmak gibi pek çok oturuş şeklinin yanlış olduğuna değinen Prof. Dr. Hakan Gürbüz, uzun süre sandalyede oturanlar için doğru oturma şeklini şöyle tarif ediyor: “Sırtınız tamamen dik olmalı ve belinizin arkasını küçük bir yastıkla desteklemelisiniz. Bacaklarınızı kırarak değil, dizinizi kırmayacak şekilde düz ve birleşik uzatmalısınız. Bu oturuş şekli omurganızı düz tutar ve diz kapaklarınızın zarar görmesini engeller.”</p>
<p>Kapak nasıl hasar görüyor?</p>
<p>Ağa oturuşu gibi oturuş bozukluklarının yanı sıra, merdiven inip çıkmak, step yapmak, koşu bandına eğim vererek koşmak gibi faaliyetlerin de diz kapağında kaymaya neden olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Hakan Gürbüz sözlerine şöyle devam ediyor: “Tüm bunlar diz kapağı kemiğine ve ekleme, sorun çıkarıyor. Günlük yaşamda hep ağa pozisyonunda oturuyoruz. Bacaklarımızı açarak oturmamızın sonucunda, iç taraftaki kaslar uzuyor, dıştaki kaslar ise kısalıp kalınlaşıyor. Diz kapakları da yerine oturdukları vadiye benzer yapıdan çıkarak dışarı doğru kayıyor. Arabanın silindir ve pistonu gibi, diz kapağının her bükülmesi sırasında kapak kemiği vadiye benzeyen ve diz kapağının oturduğu yapıya girip çıkıyor. Bunun sonucunda dizimizin ön dış yüzünde ciddi ağrılar oluşuyor.”</p>
<p>Uzun yolculuklar ağrıları artırıyor</p>
<p>Bu ağrılar özellikle de koşarken ortaya çıkıyor. Koşma sırasında diz kapağı hızlı ve güçlü bir şekilde içine oturması gereken vadiye benzer alana girip çıkınca sorun daha da artıyor. Merdiven inmek çıkmak bu insanlara sorun yarattığı gibi arabada uzun süre oturmak, uçakta hareketsiz kalmak uzun yolculukları çok ağrılı hale getirebiliyor.</p>
<p>Ameliyata uzanan süreç</p>
<p>Diz kapağındaki kayma, aniden ortaya çıkmıyor. Zaman içinde başlayıp ilerliyor. Prof. Dr. Gürbüz, bu süreci şöyle anlatıyor: “Diz kapağının sağında ve solunda yer alan pilika denilen bir kılıf var. Her dizi büküp açmada bu pilika tabakası adeta dizdeki kıkırdağı zımparalıyor. Bunun üzerine kıkırdak yapı hasar görüyor, kıkırdağın üstünü soyuyor, döküyor. Daha çok 30´lu-40´lı yaşlarda görülen bu sorunlar nedeniyle ciddi ağrılar ortaya çıkıyor. Kıkırdağın beslenmesi için gereken sıvının, yüzeyi ıslatması önem taşıyor. Diz bükülüyken pilika kıkırdağın üstünü örtüyor, sıvının kıkırdağı ıslatmasını önlüyor. Balığı sudan çıkarmak gibi, yaşamsal aktivitesi engelleniyor. Bu nedenle diz kapağının vadiye düzgün oturmasının sağlaması ve pilika denilen yapının da ekleme zarar veren sürtünme ve örtme etkisinden korunmak için temizlenmesi gerekiyor.</p>
<p>Dizi bükmek, eğim vererek koşmak, uzun oturmak yasak!</p>
<p>Bu sorunları yaşamasına rağmen ameliyat olmak istemeyen kişilerin dizini bükerek oturması, merdiven inip çıkması, spor salonunda koşu bandına eğim vererek koşması var olan sorunu daha da şiddetlendirebiliyor. Yapılacak her hareket, dizdeki ağrıları artırıyor. Ancak normal tempoda yürüyüş yapmak zarar vermiyor.</p>
<p>Çözüm, ameliyat!</p>
<p>Dizdeki bu sorun mekanik olduğundan tedavisinin de mekanik olduğuna değinen Prof. Dr. Hakan Gürbüz, “Eğer evinizin tavanı her ay akıyorsa, siz de aktıkça temizletip boyatıyorsanız sorunu çözümlemiş olmuyorsunuz. Diz kapağı sorunlarında ilaç almak ya da başka önlemler sorunu çözümlemiyor. Sorunun derecesine göre ya artroskopik cerrahi ya da klasik cerrahi uygulamak gerekebiliyor.” diyor. Artroskopi ile diz kapağının dış yana taşması yerine oturtuluyor, pilika adı verilen yumuşak dokular ve yıpranan kıkırdak temizleniyor. Artroskopiden sonra yaklaşık 10 gün boyunca dizde şişlik oluyor. Ancak kişi 3-4 hafta sonra normal hayatına dönebiliyor. Eğer soruna karşı hiçbir önlem alınmazsa, diz kapağı kireçlenmesi oluşuyor. Bu durumda protez cerrahisi yapılıyor, büyük protez konulmuyor, sadece diz kapağının içi protezle değiştiriliyor. Diz ağrısıyla kendini belli eden ve ameliyata uzanan bu sürecin önemine dikkat çeken ve dizde ağrı görülmesinin bir sinyal olarak algılanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Hakan Gürbüz ağrıların, ağrı kesici ilaçlarla geçiştirilmemesi gerektiğini vurguluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seviyo.org/blog/dogru-oturus-onemli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kirklareli Sohbet Chat</title>
		<link>http://www.seviyo.org/blog/kirklareli-sohbet-chat.html</link>
		<comments>http://www.seviyo.org/blog/kirklareli-sohbet-chat.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Mar 2012 23:57:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[chat]]></category>
		<category><![CDATA[mIRC - iRc]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[chet]]></category>
		<category><![CDATA[Kirklareli]]></category>
		<category><![CDATA[Kirklareli arkadas]]></category>
		<category><![CDATA[Kirklareli chat]]></category>
		<category><![CDATA[Kirklareli ilceleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kirklareli sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[mirc]]></category>
		<category><![CDATA[muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[sohpet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seviyo.org/blog/?p=756</guid>
		<description><![CDATA[Kirklareli Babaeski, Demirköy, Kofçaz, Lüleburgaz, Pehlivanköy, Pınarhisar, Vize ilçelerinden oluşmaktadır. Kirklareli Sohbet Chat Muhabbet Mirc Odalarina Asagidaki resme tikliyarak ulaşabilirsiniz. Kirklareli ili Chet sohpet mRC odalarinda yeni dostluklar yeni arkadasliklar edinebilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kirklareli Babaeski, Demirköy, Kofçaz, Lüleburgaz, Pehlivanköy, Pınarhisar, Vize ilçelerinden oluşmaktadır.</p>
<p>Kirklareli Sohbet Chat Muhabbet Mirc Odalarina Asagidaki resme tikliyarak ulaşabilirsiniz.</p>
<div id="attachment_21497" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://turkchat.muziksohbet.com" target="_blank"><img src="http://www.yerelsohbet.com/wp-content/uploads/sohbet-chat-300x163.jpg" alt="Kirklareli sohbet chat muhabbet" title="sohbet-chat" width="300" height="163" class="size-medium wp-image-21497" /></a><p class="wp-caption-text">Kirklareli sohbet chat muhabbet</p></div>
<p>Kirklareli ili Chet sohpet mRC odalarinda yeni dostluklar yeni arkadasliklar edinebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seviyo.org/blog/kirklareli-sohbet-chat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bitliste Tir Olum Sacti</title>
		<link>http://www.seviyo.org/blog/bitliste-tir-olum-sacti.html</link>
		<comments>http://www.seviyo.org/blog/bitliste-tir-olum-sacti.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Mar 2012 23:50:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seviyo.org/blog/?p=752</guid>
		<description><![CDATA[Bitlis&#8217;in Ahlat ilçesinde bir yolcu otobüsüyle tırın çarpışması sonucu 2 kişi öldü, 8 kişi yaralandı. Ahlat&#8217;tan Tatvan&#8217;a giden Hüseyin Macar (43) yönetimindeki 34 YJG 21 plakalı yolcu otobüsü, Ahlat-Tatvan karayolunun 10. kilometresinde karşı yönden gelen Mikail Ateş idaresindeki 33 HZ 628 plakalı tırla çarpıştı. Kazada sürücüler Ateş ve Macar olay yerinde öldü, otobüs yolcularından Kıymet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.seviyo.org/blog/bitliste-tir-olum-sacti.html/tir-kaza" rel="attachment wp-att-753"><img src="http://www.seviyo.org/blog/wp-content/uploads/tir-kaza.jpg" alt="" title="tir-kaza" width="300" height="263" class="alignleft size-full wp-image-753" /></a><br />
<strong>Bitlis&#8217;in Ahlat ilçesinde bir yolcu otobüsüyle tırın çarpışması sonucu 2 kişi öldü, 8 kişi yaralandı.</strong></p>
<p>Ahlat&#8217;tan Tatvan&#8217;a giden Hüseyin Macar (43) yönetimindeki 34 YJG 21 plakalı yolcu otobüsü, Ahlat-Tatvan karayolunun 10. kilometresinde karşı yönden gelen Mikail Ateş idaresindeki 33 HZ 628 plakalı tırla çarpıştı.</p>
<p>Kazada sürücüler Ateş ve Macar olay yerinde öldü, otobüs yolcularından Kıymet Erdemci, Mehmet Kaya, Hakan Balı, Sait Kızıl, Serhat Tabak, Tarzan Daşdemir, Nezire Dal ve Mustafa Karakuş yaralandı.<br />
<span id="more-752"></span><br />
Yaralılar, 112 Acil Servis ekiplerince olay yerinde yapılan ilk müdahalelerin ardından Tatvan Devlet Hastanesine kaldırıldı.</p>
<p>Kaza nedeniyle Ahlat-Tatvan karayolu bir süre trafiğe kapatıldı.</p>
<p>A.A</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seviyo.org/blog/bitliste-tir-olum-sacti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dis Eti Hastaliklari</title>
		<link>http://www.seviyo.org/blog/dis-eti-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.seviyo.org/blog/dis-eti-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 23:28:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglik]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Eti Hastalıkları Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[diş eti hastalıkları tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[diş eti hastalıklarının nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seviyo.org/blog/?p=748</guid>
		<description><![CDATA[Diş Eti Hastalıkları Dişin diş eti dışında görünen bölümü diş minesi denilen sert bir tabaka ile kaplanmıştır. Bunun altında daha yumuşak bir yapı vardır. En içte ise diş özü vardır. Burada bol miktarda damar ve sinir bulunur. Diş gövdesi diş etine ve onun altındaki kemiğe girdiği bölümde daralır. Bu bölüme dişin boyun bölümü denir. Çene [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diş Eti Hastalıkları</p>
<p>Dişin diş eti dışında görünen bölümü diş minesi denilen sert bir tabaka ile kaplanmıştır. Bunun altında daha yumuşak bir yapı vardır. En içte ise diş özü vardır. Burada bol miktarda damar ve sinir bulunur. Diş gövdesi diş etine ve onun altındaki kemiğe girdiği bölümde daralır. Bu bölüme dişin boyun bölümü denir. Çene kemiği içinde kalan bölümüne ise dişin kök bölümü adı verilir. Diş kökü diş yuvasında çene kemiğine özel doku uzantıları ile sıkıca bağlanmıştır. Diş eti hastalıkları, diş çürükleri ağız kokusuna neden olabilir. Ağız kokusu olduğunda nedeni araştırılmalıdır.</strong><br />
<a href="http://www.seviyo.org/blog/dis-eti-hastaliklari.html/disler-2" rel="attachment wp-att-749"><img src="http://www.seviyo.org/blog/wp-content/uploads/disler-300x198.jpg" alt="" title="disler" width="300" height="198" class="alignleft size-medium wp-image-749" /></a><br />
<span id="more-748"></span><br />
Diş eti hastalıkları en önemli diş sağlığı sorunları arasındadır. Ağız hijyeninin bozukluğu ile yakından ilişkilidir. Başlangıç döneminden itibaren diş etleri kolay kanar. Diş eti kanamalarında diş hekimi muayenesi zorunludur. Diş etleri, diş yuvaları ve ağız tabanındaki iltihaplanmalar genel olarak diş eti hastalığı olarak bilinmektedir. Diş üzerindeki plaklar bunun en önemli nedenidir. Tedavi edilmeyen diş eti iltihapları çene kemiğinin de iltihaplanmasına ve zarar görmesine yol açabilir.</p>
<p>Diş çürüğü, diş eti hastalıkları, sinüzit, bademcik iltihabı, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sorunları, ağız bakım yetersizliği ağız kokusuna neden olabilir. Bu hal, sosyal ilişkileri de etkiler. Bazı metabolizma hastalıkları da ağızda kendine özgü kokular yapabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seviyo.org/blog/dis-eti-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>protein Tozu Zararlimi</title>
		<link>http://www.seviyo.org/blog/protein-tozu-zararlimi.html</link>
		<comments>http://www.seviyo.org/blog/protein-tozu-zararlimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 21:19:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglik]]></category>
		<category><![CDATA[Protein Tozu Nasıl Kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[protein tozu nedir]]></category>
		<category><![CDATA[protein tozu zararları]]></category>
		<category><![CDATA[protein tozu zararları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Protein Tozu Zararlı mı]]></category>
		<category><![CDATA[protein tpzu zararlımıdır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seviyo.org/blog/?p=743</guid>
		<description><![CDATA[Antreman sonrası kasların acil ihtiyaç duyduğu protein protein tozları sayesinde dada çabuk alınır.Tozların vücutta emilimi hızlıdır,kaslar hemen kullanır. Protein ve aminoasitler kasların gelişmesi için kaçınılmazdır.Zaten proteinlerin yapı taşı aminoasittir.Proteinsiz kas gelişmez. Birçok sporcu yapmış olduğu sporu desteklemek ve vücudun spor esnasında ihtiyacı bulunan protein ihtiyacını karşılayabilmek için protein tozu kullanmaktadır. Sporcuların özellikle en çok tükettiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Antreman sonrası kasların acil ihtiyaç duyduğu protein protein tozları sayesinde dada çabuk alınır.Tozların vücutta emilimi hızlıdır,kaslar hemen kullanır. Protein ve aminoasitler kasların gelişmesi için kaçınılmazdır.Zaten proteinlerin yapı taşı aminoasittir.Proteinsiz kas gelişmez.</strong><br />
<a href="http://www.seviyo.org/blog/protein-tozu-zararlimi.html/protein-tozu" rel="attachment wp-att-744"><img src="http://www.seviyo.org/blog/wp-content/uploads/protein-tozu.jpg" alt="" title="protein-tozu" width="180" height="177" class="alignleft size-full wp-image-744" /></a><br />
Birçok sporcu yapmış olduğu sporu desteklemek ve vücudun spor esnasında ihtiyacı bulunan protein ihtiyacını karşılayabilmek için protein tozu kullanmaktadır. Sporcuların özellikle en çok tükettiği protein tozu Whey Protein, peynir altı suyundan özel filtrasyonla toz haline getirilir. Yağlardan, sudan, laktoz ve minerallerden büyük oranda arındılır. Bu sayede ‘sadece’ protein almak çok daha kolay olur. Ürünlerin bir çoğunda aroma vardır, kakao, muz, çilek ve vanilya aromaları en çok yaygın olan aromalardır.<br />
<span id="more-743"></span><br />
Protein tozları doğru kullanımda zararsızdırlar. Ancak fazladan alındığında protein tozları da zararlıdır. Protein tozunun fazlası vücutta birikme ve şişlik yapar.</p>
<p>Eğer vücut geliştirmek için protein tozu veya aminoasit hapı kullanacaksanız, spora başlar başlamaz kullanmanız uygun değildir. Spora başlamanın üzerinden en az 6 ay geçmesinin ardından protein tozu alımına başlanması gerekir.</p>
<p>Protein tozlarının kısırlığa yol açtığı gibi çeşitli zararlarından bahsedilmektedir. İlk etapta olumlu gibi görünen bir çok şey , ileriki yıllarda telafisi imkansız hasarlar bırakabilir.Ancak protein tozları hakkındaki bu idda henüz kesin olarak kanıtlanamamıştır.<br />
Protein tozunun dozu çok önemlidir. Aşırı protein tozu alımından kaçınılmalıdır.<br />
Aşırı protein alımı bazı kişilerde akneye yol açabilmektedir.<br />
Aşırı protein alımı bazı kişilerde böbrek taşı oluşumuna etken olabilir. Aşırı protein alındığında böbrekleriniz sindirim konusunda zorlanır.<br />
Protein tozu kullanırken böbreklerin zarar görmesinin en temel sebebi ise protein tozu kullanımı esnasında alkol tüketilmesidir.<br />
Fazla tüketilmesinin bir diğer zararı ise karaciğeri yormasıdır.<br />
Hatalı ve yanlış kullanımlarda sindirim ve bağırsak problemlerinin yaşanması da kaçınılmazdır.</p>
<p>Protein tozunun fazla miktarlarda alımından kaçınmak ve protein ihtiyacını doğal besinlerden karşılama yoluna gitmek daha faydalıdır.<br />
Proteinler tüm et ve süt ürünlerinde doğal olarak bulunur. Yumurtanın sarısı yağ,beyazı ise protein yoğunlukludur.Süt,muz,bal ve çerezlerde bol miktarda protein bulunur. Pirinç pilavı ve fasulye protein kaynağıdır.<br />
Karbonhidrat ihtiyacı için ise unlu gıdalar gereklidir. Makarna, ekmek karbonhidrat için gereklidir. Bol sebze ve meyve vitamin ve minareller açısından gereklidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seviyo.org/blog/protein-tozu-zararlimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bazi Pratik Bilgiler</title>
		<link>http://www.seviyo.org/blog/bazi-pratik-bilgiler.html</link>
		<comments>http://www.seviyo.org/blog/bazi-pratik-bilgiler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2011 01:17:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Kultur]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[en yararlı bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[evde kullanılan pratik bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[genel bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[pratik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seviyo.org/blog/?p=740</guid>
		<description><![CDATA[Mutlaka okuyun. Hepsi lazım olabilecek uyarı ve yöntemler… Gözlüğünüzün vidası çok çabuk çıkıyorsa vidayı takmadan önce, vidanın gireceği deliğe renksiz oje damlatın. Vidayi öyle takın. Satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyorsa onları bir kaç dakika buhara tutun. Makasınızı bilemek istiyorsaniz, zımpara kağıdı kesin. Halıdaki sigara yanıklarından, yanık yerler üzerinde zımpara kağıdı ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mutlaka okuyun. Hepsi lazım olabilecek uyarı ve yöntemler…</strong></p>
<p>Gözlüğünüzün vidası çok çabuk çıkıyorsa vidayı takmadan önce, vidanın gireceği deliğe renksiz oje damlatın. Vidayi öyle takın.</p>
<p>Satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyorsa onları bir kaç dakika buhara tutun.</p>
<p>Makasınızı bilemek istiyorsaniz, zımpara kağıdı kesin.</p>
<p>Halıdaki sigara yanıklarından, yanık yerler üzerinde zımpara kağıdı ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz.</p>
<p>Mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz birakır. Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve erimesini bekleyin. Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin. İzden eser kalmadığını göreceksiniz.</p>
<p>Fermuarlı giyeceklerinizi çamaşır makinesine koymadan önce kapalı olup olmadığını kontrol edin. Açıksa zedelenebilirler.</p>
<p>Üst üste koyduğunuz bardaklar yapışıp çıkmıyorsa bir leğenin içerisine koyun. Üstteki bardağın içerisine buz koyup leğenin içerisine yavaş yavaş sıcak su koyun. Bardakların kolayca çıktığını göreceksiniz.<br />
<span id="more-740"></span><br />
Satın aldığınız plastik ve cam eşyaların üzerine yapıştırılan etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve 15 dakika bekletin. Bir bez ile ovalayıp yıkayın. Üzerinde hiç bir leke ve çizilme oluşmayacaktır.</p>
<p>Ütü yapmayı kolaylaştırmak ve süreyi azaltmak için ütü masasının kılıfının altına alüminyum folyo koyun. Sıcağı geri yansıtacağından ütü yapmak daha kolay olacaktir.</p>
<p>Bez pabuçların temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçları bir yastık kılıfının içerisine koyun. Kılıfın ağzını kapayın ve çamaşır makinasında yıkayın. Yeni gibi olacaklardir.</p>
<p>Buz kalıplarınızı su ile doldurmadan önce bölmelere portakal, limon ve dilediğiniz meyve parçacıkları yerleştirirseniz dekoratif buzlar elde etmiş olursunuz.</p>
<p>Eğer ayaklarınız çok ısınıp şişiyorsa onları saatlerce sıcak suda bekletmeyin, aksine kolonya ile ovalayin. Bilekleriniz ve ayaklarınız şişmeyecektir.</p>
<p>Eğer ayaklarınız çok hassas ise, sıcak havalarda şikayetleriniz artıyorsa, her sabah bir kaç damla zeytinyağı ile ovalayın.</p>
<p>Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yıkamada bir gece soğuk suyun içerisinde bekletin, sonra yikayin, çekmeyeceklerdir.</p>
<p>Dirsek ve topuklarınızın sertleşmesini istemiyorsaniz, bir dilim limon ile ovun. Böylece yumuşacık olacaklardır.</p>
<p>Yeni bir tava satın aldığınızda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatin. Bu işlem ilerde kizartmalarinizin tavaya yapışmasını önleyecektir.</p>
<p>Cevizle dost olun. İçindeki yağ beyin hücreleri için çok yararlıdır. Kan şekerini düşürdüğü için şeker hastalarına da uzmanlar tarafından tavsiye edilir.</p>
<p>Duvarınıza çivi çakacağınız zaman işaretlediğiniz yerin üzerine çapraz bant yapıştırın. Çiviyi öyle çakin. Böylece duvarın alçısını çatlatmamış olacaksınız.</p>
<p>Kızartma yağını bir kaç kez kullanabilirsiniz. Kullanılır durumda olup olmadığını anlamak için kızgın yağın içerisine bir dilim ekmek atin. Ekmekte kara lekeler oluşmuyorsa kullanabilirsiniz.</p>
<p>Cevizlerin kabuklarını kolayca açabilmek için onları bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin. Böylece içleri de dağılmayacaktir.</p>
<p>Unlarınızın böceklenmemesi için, un kavanozunun içerisine bir adet defne yaprağı koyun.</p>
<p>Fırında patates yapmadan önce, 10-15 dakika haşlayın ve çatal ile delin. Daha kolay pişecektir.</p>
<p>Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanin içerisine bir adet elma koyun. 8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüsmesini önler.</p>
<p>Kullanılmış limon kabuklarını rendeleyip şeker ile karıştırın. Kavanozun içerisinde buzdolabında uzun bir süre saklayabilirsiniz. Böylece pasta yaparken elinizin altında hazır bulunur.</p>
<p>Kabarık bir omlet yapmak istiyorsaniz, bir çorba kaşığı suyun içerisine bir çay kaşığı mısır unu karştırın. Hazırladığınız karışımı yumurtaya ilave edin. Böylece kabarık bir omlet yapmış olacaksiniz.</p>
<p>Sarımsaklarınızı her zaman elinizin altında hazır bulundurmak istiyorsanız kabuklarını soyduktan sonra bir kavanoza doldurup üzerine zeytinyağı koyarak muhafaza edebilirsiniz. Ayrıca bu yağ yemeklerinize, salatalarınıza ayrı bir lezzet katacaktır.</p>
<p>Peyniri kolay rendelemek için, 15 dakika buzlukta bekletin</p>
<p>Bisküvileriniz yumuşamışsa onları birkaç dakika fırınlayın.</p>
<p>Çekmeceleri içini boşaltmadan temizlemek istiyorsaniz, elektrik süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.</p>
<p>Fırında tavuk kızartacağınız zaman üzerine koyduğunuz baharatlardan içine de koyun. Böylece daha lezzetli olur.</p>
<p>Domates salçanız çok ekşi ise içerisine bir havuç rendeleyin. Havuç, salçanızı (sosunuzu) tatlandıracaktır.</p>
<p>Mantarların daha lezzetli olmasi için pişirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu koyun, 5 dakika bekletin. Daha sonra pişirin.</p>
<p>Fırında tavuk kızartacağınız zaman bir limonu ikiye bölün, yarısını tavuğun üzerine bastırarak iyice sürün. Diğer yarısını ise tavuğun içerisine yerleştirin. Tavuğunuz nar gibi kızaracaktır.</p>
<p>2 Çorba kaşığı yoğurdu, sulandırılmış 1 çorba kaşığı salçayı ve biraz da zeytinyağını derin bir kabin içerisinde karıştırın. Fırına koymadan önce tavuğun her tarafına sürün. Çok daha lezzetli olacaktır.</p>
<p>Hazırladığınız kekin ortasına malzeme koyacağınız zaman bıçak ile kesmenize gerek yok. Dikiş ipliğini kekin etrafına gerip dikkatlice çektiğiniz zaman düzgün bir şekilde kesildiğini göreceksiniz.</p>
<p>Hazırladığınız kekin, fırında pişirirken çökmemesi için hamuru kalıbı ile birlikte fırına koymadan önce 20 dakika kadar dinlendirin.</p>
<p>Pişirdiğiniz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme şeker ya da limon suyu koyun.</p>
<p>Hazırladığınız omletin tavaya yapışmaması için, önce tavayı ocağa koyup iyice ısıtın, sonra yağı döküp kızdırın. Daha sonra karışımı tavaya alın ve ocağın altını kısın.</p>
<p>Kesilmiş ve açık havada kalmış soğan zararlıdır. Kullanmadığınız soğan parçalarını saklamayın.</p>
<p>Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazırladığınızda onlardan bir miktarını buz kaplarına yerleştirin. Kokteyllerin içerisine bunları kullanın. Böylece sulanıp tatlarını kaybetmeyeceklerdir.</p>
<p>Kuru soğanları kese kağıdına sardıktan sonra buzdolabının sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasını önlemiş olursunuz.</p>
<p>Kızarttığınız tavuğun tekrar ısıttığınızda lezzetini kaybetmesini istemiyorsanız tavuk parçalarını bir süzgece koyun. Tencerenin içerisinde su kaynatın ve süzgeci üzerine oturtun. Buharda ısıtılan tavuk lezzetinden hiçbir şey kaybetmeyecektir.</p>
<p>Satın aldığınız kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir torba içerisinde elma ve armut ile saklayın.</p>
<p>Evde pasta yaparken kullandığınız meyve şekerlemelerinin dibe çökmesini istemiyorsanız hazırladığınız hamura bir miktar mısır unu ilave edin. Meyveler pişerken suları yoğunlaşır ve dibe çökmezler.</p>
<p>Kek kalıbınızın içine hamurunuzu dökmeden önce ortasına bir şerit alüminyum folyo koyun. Böylece kekinizi pişirdikten sonra kolayca çıkartabilirsiniz.</p>
<p>Soğan, sarımsak kesmeden önce parmaklarınıza limon suyu sürerseniz, istemediğiniz kokulardan kurtulmuş olursunuz.</p>
<p>Kızartma kokularının bütün eve yayılmaması için yağın içerisine bir iki dal maydanoz atın.</p>
<p>Lambalarınızın üzerine kullanmadığınız kokularınızdan veya biraz vanilya sürerseniz, lambalarınızı yaktığınızda mis gibi koku yayılacaktır.( Fazla sürmeyin.)</p>
<p>Parfümü bitmiş küçük parfüm şişelerini atmaya kıyamıyorsanız onları çamaşır dolabınıza koyun. Böylece çamaşırlarınızın hoş kokmasını sağlarsınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seviyo.org/blog/bazi-pratik-bilgiler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Son Kez ictiler</title>
		<link>http://www.seviyo.org/blog/son-kez-ictiler.html</link>
		<comments>http://www.seviyo.org/blog/son-kez-ictiler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2011 01:14:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dunya]]></category>
		<category><![CDATA[dünyadan haberler]]></category>
		<category><![CDATA[flash haberler]]></category>
		<category><![CDATA[güncel haberler]]></category>
		<category><![CDATA[metro haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet odaları]]></category>
		<category><![CDATA[Son dakika haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seviyo.org/blog/?p=735</guid>
		<description><![CDATA[Münih metrosunda başlayacak içki yasağına bir gün kala 2 bin kişi yer altında parti yaptı. Facebook üzerinden örgütlenen yaklaşık iki bin kişi, Münih’teki tramvaylara ellerinde içki şişeleriyle binerek son kez içtiler. Münih polisi yaptığı açıklamada, parti yüzünden 22 tramvayda büyük hasar meydana geldiğini ve tramvay seferlerinin aksadığını açıkladı. Her partinin birde toplaması var tabi, buda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.seviyo.org/blog/son-kez-ictiler.html/icen-gencler" rel="attachment wp-att-736"><img src="http://www.seviyo.org/blog/wp-content/uploads/icen-gencler.jpg" alt="" title="icen-gencler" width="300" height="187" class="alignleft size-full wp-image-736" /></a><br />
<strong>Münih metrosunda başlayacak içki yasağına bir gün kala 2 bin kişi yer altında parti yaptı. Facebook üzerinden örgütlenen yaklaşık iki bin kişi, Münih’teki tramvaylara ellerinde içki şişeleriyle binerek  son kez içtiler.</p>
<p>Münih polisi yaptığı açıklamada, parti yüzünden 22 tramvayda büyük hasar meydana geldiğini ve tramvay seferlerinin aksadığını açıkladı. Her partinin birde toplaması var tabi, buda münih polisine kaldı.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seviyo.org/blog/son-kez-ictiler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

